berna ülkü's profileberna ülkü adlı kullanıc...PhotosBlogNetwork Tools Help

berna ülkü adlı kullanıcının alanı

berna ülkü çatma

May 18

YoKLuĞuN BuZ GiBi!!!


 

Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme" diye seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim" deyip sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim. Kınalı bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar dumanlanmazdı biliyorum...
Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının kokusundan öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak, kucaklamak, uçmak isterdim…
Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik... Yokluğun buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor artık. Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere şimdi...
Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir şeyimde yok…
Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım… Ağlıyorum, akıp gidiyor gözyaşlarım çağlayanlara… Bakakalıyorum ardından çaresiz…
Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne şefkatiyle.. Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde, koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen nasıl sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki akasya...
Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya... Oysa ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı bir tılsımla...
Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık doruklara, menzil uzak...
Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim ol, ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde yeniden yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı cansız varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...
Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden... İslenmeden geceler ... Sonra ölüm gelsin...
Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi
.

DeNiZLeRMiDiR BiZi aYıRaN_?

 

Bilmiyorum ki Deniz midir bizi ayıran…

Oysa her sabah sana doğuyorum

Sana hasret bekliyorum..

Uzattım bak ellerimi yüreğine

Hayal ediyorum seninle süslediğim dilekleri

Yine engel tanımıyor mahcup yüreğim

Ondandır ara sıra gözlerinden yaşlar akıttığım

Ne mecnuna anlatabiliyorum derdimi nede Kereme

Bilmiyorum ki Deniz midir bizi ayıran...

Oysa her sokak başında seni arar oldum

Bitmek bilmiyor adına yazılmış bütün şarkılar

Ben her şarkıda seni bulur oldum

Yüreğim kapıldı bir kere sevda çölüne

Ben her adımda senden nefes alır oldum

Adını ‘sen’ koydum dokunduğum her düşün

Çizer oldum yarınlarımızı gökyüzüne her gece

Ben her yıldızda seni diler oldum..

Bilmiyorum ki Deniz midir bizi ayıran..

Düşlüyorum ve bekliyorum…

Bilmiyorum beklide sadece Denizdir bize engel..

Bilmiyorum..Düşlüyorum...

Cennet yeşili gözlerinde olmak var şimdi

Bir de yüreğine sığınıp sabahlamak var

Kavuşmak var ebediyen çocuksu sevdamıza

Yıllara kafa tutmak var aşkın gölgesinde

Bilmiyorum ki Deniz midir bizi ayıran …

Seni bekliyorum bak dalgaların sesinde

Kavuşmaya hazır yüreğim

Seni bekliyorum bak aşkın en can alıcı derininde…

TeK BaŞıMa...

 

Karanlığa uyandım yine bu sabah            

Geceye dönüp bakamamak ne acı

Yine Göz yaşlarım uğurluyor beni

Bak yine yalnız kaldım tek başıma

Güçsüz çaresiz çocuk gibi titrek

Oysa alışmıştım sesime

Sen vardın gücüm vardı kelimeler vardı

Çareme çaresizliğimi anlatıyorum şimdi

Bak Yine duvarsız kaldım

Anlatamıyorum susamıyorum da

Çünkü Susmamayı öğrendim senden

Çünkü ben senden sevmeyi öğrendim

Şimdi Kime karşı neyi savunuyorum

Bak işte ben yine savunmasız kaldım

Sigaralar tükeniyor küllerini savururken

Kalıyorum koca bir boşlukta, çırpınıyorum

Bak ben yine umutsuz kaldım

Ellerimin arasında gücüm can verirken

Tutunduğum dallarda birer birer çatlıyor

Bak ben yine yalnız kaldım, tek başıma..

SeNsİzKeN

 

Denizi susturuyorum,

Güneş sessizce doğuyor

Aynaları karartıyorum..

Sokaklar Mahçup ses çıkartmıyor

Sadece Kordon var birde sessizlik

Hayatımı cam arkasından izliyorum

Ve….

İçimdeki çığlıkları dinliyorum

Hatıralarım haykırıyor bana

Yaşanmışlıklar göz yumuyor acıların hatrına

Ne Kordon susuyor nede sessizlik…

Anılar yüz gösteriyor

Aşklarım ve umutlarım hesaplaşıyor

Içimde kopan birşeyler kulak acıtıyor

Kordon da susmuyor sessizlik de

Güneş yakıyor birde yüzümü

Deniz ölüm marşı seslendiriyor

Tozlu duvarlarım dile geliyor

Teslim oluyor ruhum fırtınalara

Kordon da susmuyor sessizlik de

Bitmek bilmeyen yollar çıkıyor önüme

Yarım kalmış bütün sevdalarım bekliyor

El uzatan aşklar, sırt çeviren pişmanlıklar

Son arıyor canım çaresizliğin derininde

Nefesim sanki veda edercesine

Sonlara bırakıyor umutlarım kendini

Kondon da susmuyor sessizlik de…

HaNi DöNeCeKtİn :(

19/7/2007 - HANİ DÖNECEKTİN

Soğuk bir sonbahar akşamıydı. Hava kararmış, yağmur başlamıştı. Düşlerimize yağmur yağıyordu ellerimizi. Gözlerin donuk bedenin halsizdi. Gizli bir el kalkış hazırlanan otobüse binmek için seni sürükler gibiydi.
Sanki kalmak istiyordun. “baharda dönerim” demiştin hatırlıyor musun ?” Sakin beni unutma bekle.”
Ben seni unutmadım sevgili, ben seni unutmadım. Bütün kış baharda döneceğin günün hayaliyle ısındım. Minik öpücüklerle uyandırıp güneşin doğuşunu gösterecektim sana. Çiçeklerin, denizin, kumasalın, güneşin tadına birlikte varacak , gün batımlarında denizle birleşen ufuk çizgisini birlikte seyredecek, ay ışığında mutluluk şarkımızı söyleyecektik.
Yalan değil kaçamak sevdalara takıldım yokluğunda bir süre. Sana benzeyen her şeyi sevdim ben. Sevdiği her şeyde senden izler vardı. Aradığımı buldum sandım ama yanıldım , bulduğum sen değildin. Olmadık zamanlarda aklıma düştün, zamansız yaralandım. Her sabah seni bulmak için yolara düşmek geldi içimden ama gidemedim.

Yalnızlığın acısıyla gurur satın alır oldum her gece. “Gelir” dedim kendi kendime, “Söz verdi gelmesi gerek.” Bekledim.Kendimi param parça hissetim ama yine de sana kızamadım.Unuttum kötü sözlerini Unuttum kapında bekletildiğimi.Unuttum telefonlarıma cevap vermediğini, kavgalarımızı unuttum.

Bir tek seni unutmadım sevgili, bir tek seni unutamadım. Hep dönmeni bekledim. Zamanla alıştım acılara , ölüm ilanlarında kendiliğinden siline adreslere. Alıştım sevdiklerimin yokluğuna. Ama yalnızlığa alışamadım, hasrete alışamadım, sensizliğe alışamadım. Hep dönmeni bekledim.

Olamadı gülüm bir araya gelemedik. Oysa daha yolun başındaydık, tomurcuktuk daha çatlamaya hazır. Bahar gelmeden ayrıldık. Şimdi artan yalnızlığım , büyüyen yokluğu var . duvarlarda gözlerinin izi , kapı kollarında parmak izlerin saklı. Sen neredesin sevgili, varlığın nerede ?. bir mevsim döndü , sen dönmedin.

Düşlerim böyle dağınık değildi eskiden. Kara bulutlar gibi kümelenip bir yere, acılarım yüreğimde çöreklenmişti gece yarılarında. Özlemlerim hiç bu kadar olmamıştı gün ışığına. Hasret bu kadar büyümemişti. Şimdi göçebe olmuş yüreğimle her sabah yeni yolculuklara çıkıyorum. Umudun türküsünü söylüyorum öksüz bakışlarımla....

 
There are no photo albums.